AEA CLINIC
EN TR

Hasta ve Hekim İletişimi

0 Yorum

Kanser hastalarında tanı ve tedavinin her aşamasında hekime önemli görevler düşmektedir. Hekimin sorumlulukları arasında kanser ve tedavisi ile ilişkili ciddi tıbbi komplikasyonlarla baş etmek yanında, hasta ve hasta ailesine psikososyal destek vermek de yer alır. Kanserli hastanın uyum aşamalarına göre, hekim-hasta ilişkilerinde bazı zorluklar da yaşanabilir. Terminal dönemdeki hastanın takibi ya da hasta ve ailesine kötü haber vermek zorunda kalmak gibi durumlar da hekim için özel güçlükler taşır. Kanserli hastalarla ilgilenen tedavi ekibi ve bunun bir parçası olan hekimde de kaygı ve ruhsal sorunlar sık görülmektedir.

Psikoonkoloji alanında son yıllarda çok sayıda araştırma yayınlanmıştır. Hekim ile hasta ve hasta ailesi arasındaki ilişkiler için rehber olabilecek öneriler tanımlanmıştır. Ölümcül hastalarla özellikle, terminal dönemdeki kanserli ile karşılaşan hekim yeni ve zor bir rol üstlenmek zorunda kalmaktadır. Bu, alışılagelmiş ve benimsenmiş tedavi edici rol yerine, hastasının ölümüne eşlik etmektedir.

Öncelikle hekimin kaçınması gereken davranışlar aşağıda sıralanmıştır:

1. Hastaya ömür biçilmemelidir.

2. Terminal dönemdeki ya da 'kötü haber' verilmesi gereken hastalardan sakınma ve kaçma davranışı uygun değildir. Hekimin kendi benliğini korumasına yönelik bu savunma yaklaşımı, hekimin hastadan uzaklaşmasıdır. Uzaklaşma davranışı hastayı görmemek şeklinde değil, onunla yüzeysel konuşma, gözlerini kaçırma, hastayı dinlememe ya da ona dokunmama olarak yaşanabilir. Hasta hekimin uzaklaşmasını, kendisini terk etmesini kolayca fark eder. Bu ruhsal durumunu çok olumsuz etkiler.

3. Hekimlerin geliştirdiği bir başka savunma yaklaşımı da aşırı koruyucu, kollayıcı tavırdır. Burada hekim her şeyi biliyordur, duruma her zaman egemendir ve hasta adına en doğru kararları almaktadır. Paternalistik hekim tutumu, kanser gerçeğini yaşaması gereken hastada gerçek dışı beklentiler ile sonunda düş kırıklığı ve güven sorunu oluşturması nedeniyle doğru bir davranış değildir.

Hekim-hasta ilişkilerindeki olumlu tutumu tanımlamak için önce iyi iletişim koşulları bilinmelidir. İyi iletişim koşulları aşağıda özetlenmiştir:

1. Görüşmeler sakin ve uygun ortamda yapılmalıdır. Hasta ve hasta yakınlarının koridorda ya da ayaküstü konuşma istekleri randevu verilerek geri çevrilmelidir.

2. Önyargısız yaklaşım ve yargılayıcı olmayan tutum iletişimin temel taşıdır.

3. Aktif dinleme uygulanmalıdır. Farklı kültürel ve ruhsal yapıdaki hasta ile görüşürken, hekim sık sık ne anladığını kendi sözleri ile geri bildirmelidir.

4. Empati yapmak yoluyla hastaların duyguları daha iyi anlaşılabilir.

Kanserli hasta ile görüşme ve bilgilendirme sırasında hekimin tutumunu özetlemeden önce, hastaların hekimden ne beklediklerini tanımlamak uygun olacaktır. Kanserli hasta hekiminden ne bekler:

1. Hekimin dürüstlüğüne güvenmek

2. Kendi tedavisi için gereken her şeyin yapılacağını ve yapıldığını bilmek

3. Her zaman umudunun korunması

4. Hekimin kendisi ile ilgilendiğini bilmek

5. Hekimi tarafından anlaşıldığını hissetmek

6. Hekimi tarafından asla terk edilmeyeceğini bilmek, terminal dönemde tıbbın tüm olanakları tükendiğinde bile istediğinde görüşebileceğini ve kaygılarını anlatabileceğini bilmek

0 Yorum

× Yorumlar: Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk Yorum Yapan Sen Ol

Yorum Yaz

Ad Soyad (*)
E-Posta
Yorumunuz (*)

Sizi Arayalım

Bizimle iletişime geçmek için; ad soyad ve telefon numaranızı bırakın, müşteri temsilcimiz sizi arasın.
Whatsapp Bilgi Hattı
WhatsApp